3 Kasım 2018 Cumartesi

Dikenli Yolun Yolcuları "Rukiye TÜREYEN Kanadı Kırık Melek" -En güzel, en kıymetli hazinedir sağlık… Ben engelli bir bireyim. Küçükken geçirdiğim menenjit hastalığı sonucu engelli bir birey olarak hayatın bana sunmuş olduğu engellerle yaşıyorum.


"Dikenli Yolun Yolcuları!..." 
Rukiye TÜREYEN
Kanadı Kırık Melek

“Sağlıklı her insan bir engelli adayıdır” diye bir söz vardır...
Yüce Allah Âdemoğlunu yarattı yaratalı, söylenmekte.
Ben de bu sözü şöyle değiştirmek istiyorum: “Herkes bir engelli adayıdır” bu tabir engelli bireyleri de kapsıyor
En güzel, en kıymetli hazinedir sağlık…
Ben engelli bir bireyim. Küçükken geçirdiğim menenjit hastalığı sonucu engelli bir birey olarak hayatın bana sunmuş olduğu engellerle yaşıyorum.
Bundan şikâyetçi miyim? 
Koca bir HAYIR. 
Hayatın bana sunmuş olduğu engeller dedim…
Bunlardan biri, bazı insanların önyargılı bakışı. Sanki hayatlarında engel kelimesini duymamışlar gibi veya engelliler dünyada yokmuşçasına, onları görünce bakışlarını üzerinden alamıyorlar. Biz engelli insanların da sağlıklı olan uzuvları zarar görebilir ya da kaybedilebilir. Ben de engelliyken sağlık sorunları yaşayan biriyim.
Bir buçuk ay önce, aslında bir yıl öncesine dayanıyor omuz ağrılarım vardı.
Bu ağrılar çoğaldıkça çoğaldı ve doktora kadar götürdü beni.
Kolay kolay hastaneye gitmem çünkü. Ağrılarımı nasıl düşündüm biliyor musunuz sevgili okurlarım…
Bazı geceler ılık bir rüzgâr eser de tende güzel bir his bırakır.
Acıları ibadet olarak görürsek dayanıklılığımız daha sağlam olur.
Acılara sabır etmek ibadettir bana göre…
Hastaneye gittiğimde filmlerde kırık görüldü.
Omuzum sarıldı ve yirmi bir gün sağ tarafıma dönemedim.
Özellikle annem ve ben sıkıntılı dönemden geçiyorduk.
Acılarım, sancılarım benim imtihanımdı, ben de annemin imtihanıydım.
Dikenli yoldan geçiyorduk ikimizde. Zaten annemle ben dikenli yolun yolcularıydık.
Tıpkı diğer insanlar gibi. Kimi isyankâr oluyor dikenin üzerinde yürüdükçe, kimi de Allah’a dayanarak yürüyor dikenli yolda.
Yirmi birinci günün sonunda tekrar hastaneye gittiğimde uzman doktor, daha önce çektirdiğim filmlere bakıp kırık olmadığını söyledi.
Annem sevinmiş, bense kızmıştım. Çünkü acildeki iki doktor kırık var demişlerdi.
İki doktor da genç değillerdi ki yanılmışlar diyeyim. Demek ki yanılmak gence yaşlıya bakmıyor.
Hele bunlar doktorsa hepten şaşırıp kızıyor insan.
Yirmi bir gün yazı yazamadım ona üzüldüm en çok. İkinci kitabı hazırlayan ben, yirmi bir gün kaybetmiştim.
Sağ omzumun üzerine uzanıp sol elimin işaret parmağını kullanarak yazılarımı, hikâyelerimi sizlerle paylaşıyorum.
Belki de sağ omuzuma çok yüklendiğim için, ağrılarım oldu.
Şu an ise hissedilir derecede ağrılar azaldı.
Sırt üzeri dönüp dinleniyor ve tekrar sağ tarafıma dönüyorum.
Yukarıdaki satırlarımda da belirttiğim gibi, sadece sağlıklı insanlar sağlığını yitirmiyor. Engelli bireyler de kalan sağlıklarını kaybedebiliyor.
Sizlerden tek isteğim beni yürüdüğüm dikenli yolumda yalnız bırakmamanız.
Rukiye Türeyen!

8 Haziran 2018 Cuma

VİYANA RÖPORTAJI "brucke magazin/PAPATYALAR) "Azmin ve başarının hayat hikâyesi" Rukiye Türeyen, Araştırmacı-Senarist-Hikâyeci-Şair ve Yazar

Azmin ve başarının hayat hikâyesi; Rukiye Türeyen, Kanadı Kırık Melek
Papatyalar: Rukiye Hanım merhaba. Beni çok etkileyen azminizin ve başarınızın hikâyesini Papatyalarımızla da paylaşmak istiyoruz. Bize kendinizi tanıtabilir misiniz lütfen.
Rukiye Türeyen: Merhabalar… 1980 yılında doğdum. Ailemin ilk çocuğuyum. Ailem, doğumumun sevincini yaşayamadan üç aylıkken geçirdiğim menenjit hastalığıyla tanışmışlar. Birçok hastaneye götürülmüşüm fakat hastalığımın tedavisi yok denilmiş.Şu an 37 yaşındayım. Küçükken umudun verilmediği ben, hayatla mücadele ederek, zoru başararak ve adeta para kazanır gibi kendi umudumu kendim kazanıyorum. Hastalık konusunda umudunuz var mı diye soracak olursanız. O konuda her şeyi yüce Allah’a bıraktım. Eğer o dilerse karşıma umudum olacak bir doktor çıkarır. 2014 yılında o doktoru kendim buldum ve bir ameliyat geçirdim. Bana yarardan çok zararı dokundu. O yüzden Allah’tan gelecek bir ışık bekleyeceğim.
Papatyalar: Hastalığınız çok küçük yaşta sizi yakalamış. Eğitim alabildiniz mi? Okuma yazmayı nasıl öğrendiniz?
Rukiye Türeyen: Okul hayatım hiçbir zaman olmadı. Oysa okula gitmeyi çok isterdim. Okumayı televizyondan öğrendim. Haber başlıklarını okumayı severim. Dayımın da katkısıyla, gazete başlıklarını okuyarak kendimi geliştirdim. Bilgisayar kullanmaya 2007 yılında başladım. Okumayı öğrenince yazmak kolay oldu benim için.

Papatyalar: Kitap yazma fikri ne zaman oluştu sizde? Bu kitap öncesinde de yazıyor muydunuz?
Rukiye Türeyen: 20 yaşında yazı yazma isteği duymuştum. Siz de bilirsiniz 20’li yaşlar da daha sağlıklı karar veriliyor. Ellerimi kullanamadığım için kalem tutamıyorum. Bu yüzden yazılarımı bilgisayar üzerinden yazıyor ve siz okurlarıma ulaştırıyorum. 2014 yılında yazarlığa başladım. Çeşitli internet haber sitelerinde yazıyorum.

Papatyalar: Kitabınızı ne kadar zor şartlar altında yazdığınızı biliyoruz. Bize bu süreci ve sizi motive eden duygularınızı anlatabilir misiniz?
Rukiye Türeyen: Engelimden dolayı bedenimde kullanabildiğim tek sağlıklı uzvum olan sol elimin başparmağıyla iki yıl gibi bir süreçte bu kitabı yazdım. Tek motive aracım hayallerim. Kitabımın çokça okunduğunu hayal ederek kendimi motive ettim. Sizlerin sayesinde yavaş yavaş haya-lime ulaşıyorum. Tabii kitap basımı konusunda yayınevimi es geçemeyeceğim. Hiçbir ücret talep etmeden kitabımı basan Egemen Yayınevi ve Fahrettin Yüksel Bey’e teşekkür ediyorum.

Papatyalar: Karşımızda hayata sıkı sıkıya bağlı, yaşam enerjisi ve kendine inancı çok yüksek bir hanımefendi görüyoruz. Hayalleriniz nelerdir Rukiye Hanım?
Rukiye Türeyen: Teşekkür ediyorum söylediniz sözlerden dolayı. Kitap yazmak hayallerimin arasındaydı ama ilk sırada değildi. İlk hayalim kitapta da yer alan “Kanadı Kırık Melek” isimli hikâyeme kısa film çekmekti fakat filmin maliyeti kitaptan kat be kat yüksek olunca, bu hayalimi rafa kaldırmak zorunda kaldım. Bu röportajımı okuyan okurlarım arasında bu konuda bana yardımcı olmak isteyen olursa hayalimi gerçekleştirmek isterim.

Papatyalar: Kitabınızın konusu ve esin kaynağınızı da öğrenmek isteriz.
Rukiye Türeyen: Sık dışarıya çıkan bir engelli birey değilim. O yüzden esin kaynağım olmadı. Hayal ederek yaşıyorum ve yazıyorum. Kitabın içerisinde birçok konu var. Bir konuya bağlı kalmak istemedik ve kısa hikâyeler de ekledik.

Papatyalar: İnşallah kitabınızı önce Avusturya ve devamında Avrupa genelinde tanıtmak için bizler öncü olacağız. Peki, Türkiye’de ne şekilde temin edebiliriz kitabınızı?
Rukiye Türeyen: Türkiye genelinde tanınmayı düşlemiştim. Avrupa hayalimde bile yoktu. Öncü olmanız sevindirici. Teşekkür ediyorum.
Kitabıma internet üzerinden, alışveriş sitelerinden ulaşılabiliyor.
www.dr.com.tr / www.hepsiburada.com / www.kitapyurdu.com / www.idefix.com / urun.n11.com
Ayrıca, dileyenler D&R mağazalarından da kitabı edinebilirler.

Sipariş linkleri:

https://urun.n11.com/oyku/kanadi-kirik-melekin-kanadina-takilanlar-2-kitap-P247132963

https://www.hepsiburada.com/kanadi-kirik-melek-in-kanadina-takilanlar-p-HBV00000BL9RV

https://www.kitapyurdu.com/kitap/kanadi-kirik-melekin-kanadina-takilanlar/460719.html

http://www.idefix.com/Yazar/rukiye-tureyen/s=10022559

http://www.dr.com.tr/Yazar/rukiye-tureyen/s=10022559

Papatyalar: Yaşama ve hayallerinize tutkunuz bizi çok etkiledi. Okuyucularımıza özel bir mesajınız ya da önerileriniz var mı?
Rukiye Türeyen: Ben kendi başıma hareket edemiyorum. Yiyemiyorum, içemiyorum. Bütün ihtiyaçlarımı annem karşılıyor. Ayakkabı giyemiyor, dik oturamıyorum. Ve bunların hiçbirini sorun etmedim. Hiç isyan da etmedim. Hayatın bana verdiklerini yaşıyorum. Siz okurlarıma öne-rim; hayat sizlere ne sunduysa isyan etmeyin. Unutmayın ki her yeni doğan güneş, nice umutlar barındırır. Sizleri seviyorum.

Papatyalar: Sizi tanımak ve sizinle sohbet etmek bizim için çok özel bir ayrıcalık ve keyifti. Bize zaman ayırdığınız için çok çok teşekkür ederiz. İnşallah en kısa zamanda ikinci kitabınızın da röportajını yapabilme dileklerimizle.
Rukiye Türeyen: Ben de memnun oldum sizleri tanıdığıma. Benim için de keyifli ve özel bir söyleşiydi. İlksiniz ve ilkler unutulmaz. Teşekkürler.
VİYANA RÖPORTAJIM http://bruckemagazin.at/familie/papatyalar/azmin-ve-basarinin-hayat-hikayesi-rukiye-tuereyen/

10 Mayıs 2018 Perşembe

10-16 Mayıs "Dünya Engelliler Günü ve Dünya Engelliler Haftası" Bütün "ENGEL TANIMAYAN KARDEŞLERİM İÇİN" Hayırlı ve Kutlu; Yeni İmkân, Kaynak ve Hak'lara vesile olsun.

Engelliler Günü ve Haftası Etkinlikleri; 2018 Yılı Engelliler Haftası Mesajları, Yazıları ve Özel Sözleri

10 Mayıs Engelliler Günü etkinlikleri 2018 Engelliler Haftası mesajları yazıları özel sözleri merak ediliyor. Vatandaşların merak ettiği Engelliler Haftası mesajları, Engelliler Haftası ile ilgili yazıları haberimizde derledik. Engelliler Haftası boyunca; engellilik sorunu, engelliliğin önlenmesi ve engellilerin eğitimi konusu üstünde durulur. Radyo ve televizyonda konu ile ilgili programlar yayınlanır. Okullarda her gün ayrı bir engellilik konusu işle­nir. Engellileri Koruma Millî Koordinasyonu Kurulu haftanın değerlendirilmesi için aşağıdaki programın uygulanmasını kararlaştırmıştır. 1992’den beri her yıl pek çok ülkede çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Engellilik Günü, engellilikle ilgili tartışmalar, forumlar ve kampanyalar düzenlemek için kullanılır ve topluluklar, bölgelerinde toplantı, görüşme ve hatta gösteri düzenlemeye teşvik edilir. Bunlar, bir müziğin ev sahipliğinden oyuna, engellilerin bu yapımlara dâhil olmalarına kadar uzanabilir. İşte merak edilen 2018 Engelliler Haftası mesajları yazıları özel sözleri haberimizde sizlerle…

10 Mayıs Engelliler Günü etkinlikleri 2018 Engelliler Haftası mesajları yazıları özel sözleri nelerdir? Engelliler Haftası çeşitli etkinliklerle kutlanır. Engelliler Haftası sözleri, kutlama mesajları, sloganlara haberimizden erişim sağlayabilirsiniz. Ülkemizde de bu yönde farkındalık oluşturmak için çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Bu etkinlikler Sakatları Koruma Milli Koordinasyon Kurulu tarafından oluşturulmuştur. BM’ye üye 156 ülkelerde kutlanan bu hafta okullarda da işlenmektedir. Vali Demirtaş’ın, Mayıs Engelliler Haftası mesajında; ‘’ Engelliler Haftası Sözleri ve Tarihçesi yazımızla bu farkındalığa bir katkımızın olmasını istedik. Engelli vatandaşlar tarafından kutlanan ulusal kutlamalardan biriside Engelliler(Sakatlar) Haftasıdır. Engelliler Haftası ve Uluslararası Engeliler Günü, 1992’den beri Birleşmiş Milletler tarafından teşvik edilen bir gündür. Engellilik Gününün ve haftasının amacı, engelliliğe maruz kalmış kişilerin daha iyi anlaşılmasını teşvik etmek ve insanlara yardım etmektir.’’ Dedi.

ENGELLİLER HAFTASI MESAJLARI

Vali Demirtaş’ın, Mayıs Engelliler Haftası mesajı 
ADANA,(DHA)- ADANA Valisi Mahmut Demirtaş, engellilik kavramının, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hayatın bir gerçeği olduğunu söyledi. 10-16 Mayıs’ta kutlanan 'Engelliler Haftası' nedeniyle açıklama yapan Demirtaş şöyle konuştu: "Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de engellilerin sorunları ve günlük yaşamda karşılaştıkları sıkıntıların çözümü noktasında farkındalık oluşturulmasına vesile olmaktadır. Engellilerin sorunlarının, yılın belirli bölümlerinde değil yılın her günü gündemde tutulması, engelli vatandaşlarımızın günlük yaşamda karşılaştıkları zorlukları aşabilmeleri için gerekli çalışmaların yapılması, onların sosyal yaşamda çok daha fazla ve aktif şekilde yer almalarının sağlanması, toplumsal bir görev olmasının yanı sıra insani bir zorunluluktur. Devletimizin ve hükümetimizin yoğun destek ve teşvikleriyle ülkemizde son yıllarda, engelli vatandaşlarımızın yaşam şartlarının iyileştirilmesi, hayatın her alanında var olmalarının sağlanması amacıyla atılan adımlar kuşkusuz ki sevindirici boyuttadır."

Engelliler Haftası Sözleri ve Tarihçesi yazımızla bu farkındalığa bir katkımızın olmasını istedik. Engelli vatandaşlar tarafından kutlanan ulusal kutlamalardan biriside Engelliler(Sakatlar) Haftasıdır. Engelliler Haftası ve Uluslararası Engeliler Günü, 1992’den beri Birleşmiş Milletler tarafından teşvik edilen bir gündür. Engellilik Gününün ve haftasının amacı, engelliliğe maruz kalmış kişilerin daha iyi anlaşılmasını teşvik etmek ve insanlara yardım etmektir.

Engellilerin hak, haysiyet ve refahının farkında olmanın yanı sıra engelli kişilerin ekonomik, politik, sosyal ve kültürel hayatın her alanına entegre olmasının yararları hakkında farkındalığı arttırmaktır. Engelliler Günü sadece zihinsel ya da bedensel özürlülükle ilgili değildir, daha ziyade Otizm ‘den Down Sendromuna, Multiple Skleroza kadar tüm bilinen özürlülükleri kapsar.

Dünya Engelliler Haftası Tarihçesi
Her şey 1976 yılında başladı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1981‘in Uluslararası Engelliler Yılı Olması kararı aldı. Bu kararın verilmesi için geçen 5 yıl, engellilerin sıkıntılarını, engelli kişilerin olanaklarının nasıl eşitleneceğini ve engellilerin toplumsal yaşamda bütün olanaklardan yararlanmalarını nasıl sağlayacaklarını düşünerek geçirildi. Özürlü olmayan vatandaşların hak ve menfaatleri konuşuldu. 1982 yılında 3 Aralık tarihi “Uluslararası Engelliler Günü” olarak kutlanmasına karar verdi. Buna ek olarak 10-16 Mayıs üye 156 devletin kutladığı “Engelliler Haftası” vardır. Üzerinde değinilen bir başka konu da, dünya hükumetlerinin engelli kişilerin öncelikle insanlara dokunmalarını önlemeye nasıl gidebileceğiydi, konuşmanın büyük kısmı, çeşitli engelliliğe yol açan virüsler ve diğer hastalıklarla ilgiliydi. 1983-1992 yılları arasındaki on yıl, daha sonra Birleşmiş Milletler ‘in Engelli Kişilerin On Yılı ilan edildi.
Dünya Engelliler Günü ve Haftası Nasıl Kutlanır?

1992’den beri her yıl pek çok ülkede çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Engellilik Günü, engellilikle ilgili tartışmalar, forumlar ve kampanyalar düzenlemek için kullanılır ve topluluklar, bölgelerinde toplantı, görüşme ve hatta gösteri düzenlemeye teşvik edilir. Bunlar, bir müziğin ev sahipliğinden oyuna, engellilerin bu yapımlara dâhil olmalarına kadar uzanabilir.

Genel amaç, özürlü bir insanın toplumun canlı bir üyesi olabileceğini göstermektir, çünkü tamamen sağlıklı olanların bu gerçeğin farkında olmadıkları, bu da farklılık gösteren farklı ayrımcılıklara yol açabilir. Öte yandan, engelliler, bu tür gösterilerden, koşullarına rağmen, halen yapabilecekleri çok şey olduğunu kanıtlayarak yararlanmaktadır.

Kendi kendine saygısı ile yardımcı olabilir ve depresyon, zihinsel sorunların altında ezilmeleri önlenebilir. Genel olarak, bu tür olaylar meydan okumak ve engelli insanların ayrımcılıktan ve ek zorluklardan mahrum bırakabilmeleri için çeşitli basmakalıp düşüncelerden kurtulmaları içindir.

Engellilik insanların, hayatlarını iyileştirmek için yeni bir yön vurgulanarak her yıl kutlanmaktadır. Örneğin, 2007’de, yılın teması “Engelliler için İnsana Yakışır İş” sloganıydı. Geçen yıl 2013’te “Engel Engelleri, Açık Kapı: Kapsamlı bir toplum ve Herkes için Kalkınma” oldu. Engelli kişilerin her ülkedeki kapsayıcı bir toplumda yaşama geçirilmesine yardımcı olmak ve toplumun erişilebilir olmasını sağlamak için çağrı yapıldı. Engelli insanlar için olası her yönü, binalardan tekerlekli sandalyeye erişilebilir olduğundan, asansör düğmelerine Braille yerleştirilmesinden emin olmalısınız.

Türkiye’de Engelliler Haftası
Ülkemizde de bu yönde farkındalık oluşturmak için çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Bu etkinlikler Sakatları Koruma Milli Koordinasyon Kurulu tarafından oluşturulmuştur. BM’ye üye 156 ülkelerde kutlanan bu hafta okullarda da işlenmektedir. Engelliler Haftası Etkinlik Programı:

10 Mayıs “Sakatlar Haftasının açılışı”
11 Mayıs “Görmeyenler günü”
12 Mayıs “İşitme ve Konuşma Kusurluları günü”
13 Mayıs “Ortopedik Sakatlar günü”
14 Mayıs “Zekâ ve Ruhsal Özürlüler günü”
15 Mayıs “Güçsüz Yaşlılar ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar günü”
16 Mayıs “Sakatlar Haftasına genel bakış”


Ülkemizde hem 3 Aralık “Uluslararası Dünya Engelliler Günü” hem de 10-16 Mayıs “Dünya Engelliler Haftası” çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.

Bu tür özel günler, engelliler açısından oldukça önemlidir. Bir gün bizim ya da ailemizden birinin buna aday olduğunu unutmayalım. En azından bu özel günlerde farkındalık oluşturalım. Onlara gereken ilgiyi gösterelim.

Engelliler Haftası Sözleri
=> Bir mümin kendisi için istediğini, başkası için istemedikçe gerçek manada iman etmiş olmaz. O zaman kendin için istediğini, engelliler için de isteyin.
=> Sadece bir hafta hatırlanmak istemiyoruz. Biz her gün ilgi istiyoruz.
=> Engelli ne demek sen de öğren, görmek ne demek âmâdan öğren, duymak ne demek duyma özürlüden öğren, Yürümek ne demek engelliden öğren!
=> Bizle birlikte olup da topluma girmek isteyen engellilerin “BİZ DE VARIZ!” çığlığına kulaklarını tıkama.
=> Engelliler için yaptıklarınızı aslında toplum için yaptığınızı aklınızdan çıkarmayın.
=> Asıl en büyük engel SEVGİSİZLİKTİR.
=> Engeller engeliler için aşılmıştır. Siz asıl kafanızdaki engelleri kaldırın.
=> Bana bakarken gözlerindeki acımayı bırak. Bakışlarındaki küçümsemeyi bırak. Bir bakarsın sen acınacak ve küçümsenecek duruma düşersin.
=> Engelli olmak, bir engel değildir. Sadece aşılması gereken bir düşüncedir.
=> Asıl engelliler, karşılarına çıkan engellere pes edip geçemeyenlerdir.
=> Engelli insanlara saygı, insanlığa saygının göstergesidir.
=> Hiçbir engel, Allah’a kul olmaya engel değildir.
=> Engelliler bizlerin, yani milletin aynasını oluşturur.
=> Engelliye acınası bakışlarla değil; hayranlıkla bakmalıyız. Çünkü o kendi engelini aştığı halde biz zihnimizdeki engeli aşamamışız.
=> Engelli bir bireyin sabır ve yaşama bağlılığına hayran olmamak elde değildir.
=> Engelli olmak bir kusur değildir. Allah’ın bize biçmiş olduğu bir roldür.
=> Engelli bireylerle dalga geçip alay etmeyin. Men dakka dukka (Çalma kapını çalarlar kapını) prensibi gereği, hiç beklemediğiniz bir an siz de onlar gibi olabilirsiniz.
=> Özel eğitim çağdaş bir eğitimin olmazsa olmazlarındandır.
=> Engellinİn en büyük silahı sabır ve azimdir.
=> Yapacaklarım sınırlı olabilir, ama ufkum çok geniştir.
=> Engelli bir birey olmak sorunlar oluştursa da, en büyük sorun engelliye engel olma sorunudur.
=> Tohum toprağın bağrına, engelli birey de topluma emanettir.
=> Lütfen akraba evliliklerine dikkat edelim. Akraba evlilikleri sakatlıklara neden olabilir.
=> Engelli bireye avuç açtırmayalım. Gerçekten onların özgürce yaşayabileceği alanlar oluşturalım.
=> Düşüncedeki engelden kurtulmanın yolu, sabır ve azimle önüne gelen engelleri aşacağını inanmakla başlar.
=> Engelli bireye değil; onların özgürce yaşayacağı alanlara ve düzenlemelere yol verelim.
=> Engelli YAŞANDIĞI müddetçe engeller de bir bir aşılır.
=> Asıl engel cehalettir.
=> Nasıl bitkilerin güneşe ihtiyacı varsa engelli bireylerin de sevgi ve saygıya ihtiyacı olduğunu unutmayalım.

Engelliler Haftası Sloganları
=> Engelli birey olmak bir suç değildir.
=> Yalnızca bir gün değil her zaman yanınızdayız.
=> Engelli birey olmak hayatı yaşamak için engel değildir.
=> Engelli bireyler de toplumun bir parçamızdır, ne olur onlara sahip çıkalım.
=> Ne olacak deme. Bir tedbir binlerce engeli önler.
=> Engeller hayatın akışını yakalamaya engel değildir.
=>Engelli bireye olanak sağlanırsa topluma her birey kadar faydalı olabilir.
=> Engelli bireyler de toplumun bir parçasıdır. Yarınların bizlere ne getireceğini bilemeyiz.
=> Engelli birey olmak, hayatı yaşamaya engel değildir.
=> Engelli bireyi eğitimsiz, ilgisiz, sevgisiz ve işsiz bırakmayın.
=> Engelli bireyler sadaka değil, ilgi, iş ve haklarını istemektedir.
=> Engeller engelli bireyler için aşılması gereken araçlardır.
=> Lütfen biraz duygudaşlık (empati) yapalım. Bizi bir de bizim https://www.sozunenguzeli.com gözümüzden görün ne demek istediğimizi anlarsınız.
=> Biz özürlü değil engelli bir bireyiz.

Engelliler Haftası Sözleri ve Mesajları
=> Engelli olmak utanılacak bir şey değildir. Fakat biz ondan utanç duyuyoruz.
=> Engel bedende değil, zihindeki düşüncededir.
=> Asıl aşamadığımız engellimiz, engelimizi aşamamaktır.
=> Engelli birey olmak üretime engel değildir, yeter ki fırsat verilsin.
=> Engelli bireyi toplumdan soyutlamak en büyük suçlardan biridir.
=> Engelli bireyin üretmesine izin verirsek daha mutlu ve huzurlu bir dünya kurabiliriz.
=> Her şeyi eleştireceğine engelli bireyler için bir ışık da sen yak!
=> Kaldırımları, asansörleri ve merdivenleri Engelli Olmaktan Çıkarın! Bize Yeter.
=> Bir birini seven iki insan için Engeller yalnızca tatlı bir tebessümdür.
=> Sen kendine saygı duymazsan, başkalarından saygı bekleme.
=> Engelli bir birey olduğun için kendini hayattan soyutlama, Unutma engeller aşılmak için vardır.
=> Engeller sadece düşüncelerdedir.
=> Bugün sağlıklı olabilirsin ama yarın ne olacağını bilemezsin.
=> Engelli bir birey olmak utanılacak bir olay değildir. Asıl utanılması gereken ENGEL olmaktır.
=> Engelli bir birey olmak senin kusurun değil aşman gereken bir engeldir.
=> Aramızdaki sevgi ve saygı bağı olduktan sonra engellerin ne önemi var.
=> Bazı kendini bilmezler bize “Özürlü” diyor. Sizce asıl Özürlü Kim?
=> Engellerimiz asla üretmemize engel değildir.
=> Engelli bir birey olmak mademki zordur. Biz de o zoru kolaya çevirebiliriz. Yeter ki onu içten isteyelim.
=> Engelli bireyler de bu toplumun bir üyesidir.
=> Engelli bireylere “Engel” olmayın! Her birey iyi bir yaşamı hak ediyor.
=> Şunu hiçbir zaman aklından çıkarma her birey, bir engelli adayıdır.

30 Nisan 2018 Pazartesi

KİTAPTAN NOTLAR "RUKİYE TÜREYEN" Şair-Yazar, Senarist-Kanadı Kırık Melek

KİTAPTAN NOTLAR

RUKİYE TÜREYEN

Şair-Yazar, Senarist-Kanadı Kırık Melek

“Her sağlıklı insan bir engelli adayıdır. Bunu hiçbir zaman unutmamamız gerekir.”
“Garip bir öyküdür hayat.”
“Kadın vardır, gittiği yeri günlük gülistanlık eden, kadın vardır gittiği yeri darmadağın eden.”
“Yitik hayatın güçlüsü ol ki; kendi gibi yitik yapamasın. İnsanların karşısında güçlü dur çünkü insanlar güçsüzü ezmeyi sever.”
“Hayat herkes için zorunlu bir maratondur.”

*SİZ HİÇ İSİMSİZ ANILDINIZ MI?*
Hikâye
“Adınız yabancılaştı mı hiç?
Mesela ‘Şu hasta kız mı?’ ya da ‘Hasta çocuğun annesi?’ dediler mi evinizi tarif ederken…”

*ZOR BİR KARAR*
Hikâye
“Mutluydu genç adam.
‘Kanserden kurtuldum diye mırıldandı’.
Koşar adım uzaklaştı hastane önünden. ‘Bundan sonra gelmeyeceğim hastaneye. Hatta ve hatta önünden bile geçmeyeceğim.’ Diye kendi kendine söyleniyordu.”
(Genç adamın eşinin onun hastalık döneminde aldığı karar ve sonrası yaşadıkları… İlahi adalet… İnsan her zaman ne oldum değil ne olacağım demeli… bana göre… Şu anda sağlıklı isen daha sonra hasta veya engelli olabilir insan… Asla unutmayın…)

*FINDIK FARELERİNİN İSYANI*
Skeç 
Anne Baba fındık fareleri Trakya ağzı ile konuşurlar.
“Anne: Evladım bunlar fındık kadarsa neden cesaret hapı içmiş gibi önüme çıkıp beni korkutuyorlar? Der ağlamaklı ses tonuyla.
Çocuk: Anne önce şunu bir anlayalım. Sen mi korkuyorsun? Yoksa onlar mı seni korkutmak için uğraşıyorlar? Diye sorar.
Anne kinayeli kinayeli oğluna bakar.
Anne: Tabi ya ben canım istedikçe fareleri yanıma çağırıp kendimi korkutuyorum. Köşe kapmaca oyununa bayıldığım için sen okulda olduğun zamanlar onlarla birlikte köşe kapmaca oynuyoruz. Der alaysı bir tavırla.

Anne: Hadi git bak şu fareye ölmüş mü?
Çocuk: Ne yapacaksın anne başsağlığına mı gideceksin?
…….
Anne Fare: Abe sen mi vurdun benim kızancağızımı?
Baba Fare: Nabün bea anım? İnsanlarla anlaşamayız biz.
Anne Fare: Ne deorsun bea? Saçmalar durursun. Benim içim yanar kızanıma.
(Geçenlerde sekreter aradı çöpte bir şeylerin dolaştığını ve korktuğunu söyledi. Gidip baktım ki bir fındık faresi çöpte maratonlara çıkmış gibi tur atıp duruyor :D Hemen aldım çöp tenekesini dışarı yol boyuna yatırıp fareciği salıverdim ;) )

*GERÇEK BİR OYUN…*
Tek Kişilik Oyun
“Ben yattığım yerde ayaktayım aslında.
Özgürlüğü tatmadım değil. Mesela bir hayali gerçekmiş gibi yaşıyorum.
İstersem dünyanın bir ucuna gidebiliyorum. Kâh internet ortamında kâh hayal dünyamda özgürlüğümü doyasıya yaşıyorum.
……
(Oyuncu ayağa kalkıp telefonu eline alır)
Mesaj geldi sanırım.
Ne diyorsun be arkadaşım?
Öyle yazmışsın ki, çöz çözebilirsen. Sanki mesaj değil ‘Da Vinci’nin Şifresi’ni ‘ çözüyorum. Neden telefonda ya da sosyal medyada yazışırken harfleri kısaltarak yazıyoruz anlamış değilim.
Ekmeğin ve yemeğin israf edildiği İslami bir ülkede organ bağışı günah fakat Allah’ın verdiği nimetleri çöpe atmak normal… İşimize ne geliyorsa öyle davranıyoruz anlayacağınız.
Türkçeyi de israf ediyoruz. Ben de çoğu zaman Türkçe katili olup yazışmalarımda kelimeleri kısaltıyorum. Sanki öteki harfler bizden para istiyor, yazan harfler de bedava çalışıyor. Ah bu gençlik diyeceğim de her yaştan insan yapıyor bu hatayı.
…..
Bize neler oluyor? İnsanlık nereye gitti? Neden insanlığımızı kaybettik? Cevabı olmayan sorular sordum biliyorum. Şiddetten haz alır olduk. Utanmadan çekinmeden sokak ortasında bir kadını, çocuğu, hayvanı dövebiliyoruz. Bazen hayvanları döverken video, fotoğraf çektiriyoruz. Şiddet yanlısı olduk çıktık neredeyse. Yol ortasında bir şahıs dövülüyor, yoldan geçenler hiçbir şey olmuyormuş gibi yürümeye devam ediyorlar.”

*KANADI KIRIK MELEK*
Senaryo
“Bizi yaradan daha iyi bilir. Bizim bilmemiz gereken şu; her sağlıklı insan bir engelli adayıdır. Bunu hiçbir zaman unutmamamız gerekir!
En önemli konu tabii benim için siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum Eda ve Pelin ama bir engelliye acırken iyi düşünmek lazım!
Pelin: Çünkü o acıdığınız engellinin yerinde bir gün sizde olabilirsiniz. O yüzden birine acırken biraz daha dikkatli olmak lazım!”
“Pelin kendi odasına Melek’te kendi odasına gitti. Ömer bir an olsun Melek’in yanından ayrılmamıştı.

Melek: Ya git uyu. Yorgun görünüyorsun.
Ömer, esprili bir şekilde ‘koviy misin beni agam?’
Melek’te esprili bir üslupla Ömer’e karşılık verdi ‘Kovmirim ulen seni, kovmirim.’ İki genç gülüştüler.

26 Nisan 2018 Perşembe

Engelli Şair-Yazar, Kanadı Kırık Melek "RUKİYE TÜREYEN"e, Kitabın İkinci Baskısı İçin Tanıtım Desteği ve "Ünlü Sanatçı HALÛK LEVENT Tarafından Kurulan" Ahbap Plâtformu Üyelerinden Müjdeli Nezaket Ziyareti

ENGELLİ YAZAR RUKİYE TÜREYEN'E AHBAPLARIN ZİYARETİ...
ÜNLÜ SANATÇI HALUK LEVENT'İN KURMUŞ OLDUĞU "AHBAP PLATFORMU" DURUMU İYİ OLMAYANLARIN YANINDA YER ALIRKEN; ENGELLİ BİREYLERE DE HER KONUDA DESTEK VERİYOR. YÜZDE 99 ENGELLİ ŞAİR VE YAZAR RUKİYE TÜREYEN, BEDENİNDE KULLANABİLDİĞİ TEK ORGANI OLAN SOL ELİNİN İŞARET PARMAĞIYLA BİR KİTAP YAZDI. EGEMEN YAYINCILIK TARAFINDAN BASILAN, "KANADI KIRIK MELEK'İN KANADINA TAKILANLAR" İSİMLİ KİTABA GÖSTERİLEN YOĞUN TALEP VE SAMİMİ İLGİDEN DOLAYI STOKLAR TÜKENDİ. İKİNCİ BASKISI 27 NİSAN 2018 CUMA GÜNÜ YAYINLANACAK KİTABI İÇİN, "AHBAP PLATFORMU EKİBİNDEN" TANITIM DESTEĞİ SÖZÜ ALAN RUKİYE TÜREYEN, ÇOK MEMNUN VE MUTLU OLDUĞUNU BELİRTEREK; KENDİSİNİ ZİYARETE GELEN "PLATFORM" ÜYELERİNE TEŞEKKÜR ETTİ.

25 Nisan 2018 Çarşamba

Kanadı Kırık Melek "RUKİYE TÜREYEN" Hayatımda İsyana yer yok!..

‘Hayatımda isyana yer yok’
Adapazarı’nda yaşayan yüzde 99 engelli Rukiye Türeyen (37), kullanabildiği tek parmağıyla kitap yazdı.(AA)


Adapazarı’nda yaşayan yüzde 99 engelli Rukiye Türeyen (37), kullanabildiği tek parmağı olan işaret parmağıyla bilgisayarda kitap yazdı. 2 yıl boyunca pes etmeden kaleme aldığı, 128 sayfalık 'Kanadı Kırık Meleğin Kanadına Takılanlar' adlı kitabı satışa çıkan Türeyen, engellilerin pes etmediği sürece her şeyi başarabileceğini gösterdi.
MENENJİT GEÇİRDİ
Adapazarı Hızırtepe Mahallesi'nde yaşayan Rukiye Türeyen, doğduktan 3 ay sonra geçirdiği menenjit hastalığı sonucu sol elinin işaret parmağı hariç tüm vücudunu kullanamaz hale geldi. Yüzde 99 engelli olan ve konuşmakta güçlük çeken Türeyen, sevdiklerine ve tüm insanlara hayalindekileri yazarak anlatmaya başladı. 5 çocuklu bir ailenin kızı olan Rukiye Türeyen, yıllarını maddi imkânsızlıklar içinde, tek bir odada geçirse de enerjisini kaybetmedi ve 2 yıl önce bir kitap yazmaya başladı. Türeyen, kullanabildiği tek parmakla engellilerin yaşadığı zorlukları ve pes etmedikleri sürece tüm zorlukların üzerinden gelerek hayallerine ulaşabileceklerini yazdı.
HAYIRSEVER KARŞILADI
Babasını 2 yıl önce kaybettikten sonra annesi ve kardeşlerine tutunan Rukiye Türeyen'in bir hafta önce çıkan 128 sayfalık 'Kanadı Kırık Meleğin Kanadına Takılanlar' isimli kitabı, internette satışa sunuldu. Kitabın basım ücreti Fahrettin Yüksel isimli bir hayırsever tarafından karşılandı.
'HAYATIM TEK PARMAĞIMIN UCUNDA'
Tek hayalinin, kendi emeğiyle kazandığı parayla annesine şu anda kirada yaşadıkları evi alıp, umreye göndermek olduğunu belirten Rukiye Türeyen, "Bu kitabı biz engellilerin var olduğunu göstermek adına yazdım. 2 yıl evvel başladım daha yeni bitirdim. Şu anda çok iyiyim, mutluyum, huzurluyum, bu dünyada ben de varım, biz engelliler de varız. Parmağımı kullanabiliyorum sadece, dönüyorum sağ tarafa doğru bilgisayardan yazıyorum. Başka hiçbir yerimi kullanamıyorum. Yüzde 99 engelliyim.
KISA HİKAYELER YER ALIYOR
Bu kitapta bir tane hemşire kız var, bu kız daha sonra engelli oluyor, yaşadığı zorlukları anlatıyor, 4-5 tane kısa kısa hikaye var. Şu anda pek tepki almıyorum, reklamı yapılmadı. Sadece sosyal medya üzerinden iyi tepkiler alıyorum. 'Helal olsun' diyenler oluyor, 'bravo sana, azmine hayranım' diyen oluyor. Şu anda bir tane daha hikaye yazıyorum uzun soluklu, onu da çıkarmayı düşünüyorum.
İSYAN YOK
Engelliler için hayat zor. Pes etmesinler, isyan yok. Ben asla isyan etmem. Hayatımda isyana yer yok. Keşke şöyle olsa, böyle olsa hiç demedim. Hayat şu anda benim tek parmağımın ucunda. Bu hayat için bana yetiyor ve artıyor bile. Bu parmağım benim özgürlüğüm, dışarıya açılan tek pencerem. Bu parmağım benim arkadaşım, en iyi arkadaşım. Hayalim yürümek ya da ayağa kalkmak değil, bu kitaptan kazandığım parayla, kendi emeğimle bana bakan anneme ev almak ve onu kutsal topraklara göndermek" dedi.
BIKMADI, AZMETTİ
Anne Fatma Türeyen ise kızının kitap yazmasına hâlâ inanamadığını belirterek, "54 yaşındayım, onu bırakıp bir yere gidemiyorum, içim rahat etmiyor gittiğimde. Bu hayat zor, gençken kaldırıp koyuyordum ama yaşı ilerledikçe kaldırıp koymam da zor oluyor. Kardeşlerinden yardım istiyorum. Yüzde 99 engeli var, tek bir parmağı çalışıyor, bütün ihtiyaçlarını ben karşılıyorum. Başaramıyorum tek başıma. Kitabı yazmak istedi, azim etti ama ben dedim ki, 'Rukiye boş ver kızım, uğraşma. Ben olsam pes ederdim' dedim. Ama o çok azimli, illa yapacağım der. İki yıldır uğraşıyor. Hem kendini anlatıyor hem de arkadaşlarının hayatlarını anlatıyor. Yaşadıklarını anlatıyor, bugüne kadar yaşadıklarını, ona yardım edenleri, babasını anlatıyor.
TÜM DÜNYASI BİLGİSAYAR
Çok zorluk çektik, hâlâ da burada kiradayız. Babasının emekli maaşıyla geçiniyoruz. O parmakla yazdı bu kitabı. Görenler şaşırıyor, 'Nasıl bir azim diyorlar böyle, nasıl yazdın?' diyorlar. Bıkmadı, azimli çünkü isyankâr değil. Rukiye bilgisayarı açtığı zaman 'Bütün dünya benim ayağımın altında' diyor. 'İyi ki bu parmağım tutuyor' diyor, onun için çok seviniyor. Bir parmağa seviniyor, biz sağlıklı olanlar bazen bunaldığımızda isyan ediyoruz. O tek parmakla mutlu oluyor. O parmak onun gökyüzü, her şeyi" diye konuştu.